Güneşli bir Temmuz günü, beklenmedik bir anda doğdu… Bu yüzden şaşırtma huyu doğuştan geliyor denilebilir. Genellikle özgeçmişlerde detaylarına pek sık rastlanmayan heyecanlı (!) ve hareketli bir çocukluk geçirdi…Çoklukla sokaklarda ve kız oyunları diye tabir edilen evcilik, saklambaç yerine, misket, hızlı koşmaca, tık tık, dedektiflik oynayarak… Saçını çeken ve kalın gözlükleri ile alay edenleri şikayet etmek yerine diklenerek…
İlkokul’u o dönemin her talihsiz çocuğu gibi, yarış atı sıfatını hak etmek için çabalayarak geçirdi. Anadolu Lisesi’ni kazandığı gün, evdeki tüm kitapları bir dolaba kaldırıp bir daha hiçbir sınav için bu kadar çalışmayacağına yemin etti. Sözünü tuttu da…Lise bitti, üniversite sınavı’na umursamadan girdi, her bilinçsiz ve ne yöne çekiştirsen gidecek genç ergen gibi, “çok popüler” diye Ekonomi okudu. Sevmedi…
Mezun olmaya yakın hayalindeki işi bulmuştu! İnsan Kaynakları…Kendi işini yapabileceğine inandı, Likya Yönetim Akademisi’nin kuruluşunda görev aldı, 2003 yılında şirket ortaklarından biri olarak çalışmaya başladı…Para yerine heyecanını ve akıl terini koydu ortaya. 7 yıl boyunca Likya Yönetim Akademisi ile yol aldı.
Aralarında global firmaların da bulunduğu farklı kurumlarda, ik süreçlerinin yapılandırılması, kurumsal eğitimlerin düzenlenmesi, eğitim ihtiyaç analizleri, ölçme-değerlendirme, performans yönetimi, organizasyonel gelişim, değişim yönetimi, şirket akademileri, takım dinamiklerinin oluşturulması gibi alanlarda değer üretti. WYG International bünyesinde Avrupa Birliği projelerinde yer aldı ve Dünya Bankası’nın farklı hibe programlarında kilit uzman olarak görev yaptı. Kalkınma Ajansında İnsan Kaynakları sistemlerinin kurulması için baş danışman olarak çalıştı.
Herkesin uyuduğu saatlerde eğitim tasarladı, düşündü, üretti…
Damarındaki akademik kan’dan olsa gerek, yüksek lisans yapacağım dedi. Odtü’lü olmanın, İnsan Kaynakları dünyasının teorik coğrafyasında gezinmenin tadını çıkardı.Eğitimde İnsan Kaynaklarını Geliştirme Yüksek Lisans programını bitirdi. Yetmedi…Doktora yapacağım dedi. İş’le birlikte yürütemezsin dediler. Dinlemedi. Eğitim Yönetimi ve Planlama alanındaki akademik çalışmalarını yürütmeye devam ediyor.Odtü’de, İstanbul-Ankara yolunun her kilometresini ezbere bilerek, derslere gidiyor…
Bir taraftan Drama’ya merak sardı o aralar… Oyun’un kurallarını , oyun’la öğrenmek için…2 yıl drama eğitimi aldı. Bir yandan da JCI’da gönüllü çalışmalarına devam etti. Şube başkanlığı, Türkiye Eğitim Enstitüsü Direktörlüğü, Türkiye Başkan Yardımcılığı yaptı. Dünyanın çeşitli ülkelerinde JCI üyelerine farklı başlıklarda eğitimler verdi. Halen aynı organizasyonda Avrupa’nın büyüme ve gelişmesinden sorumlu yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyor ve Certified National Trainer olarak ulusal ve uluslararası eğitim programlarını düzenliyor.
Oturmayı sevmez. Oturanları da… :)
Şimdi, Türkiye’nin en iyi danışmanlık şirketlerinden biri olan MCT ile yol alıyor. Yönetim becerileri alanlarında sahip olduğu uzmanlıkla şirketlerin değişim yönetimi ve organizasyonel gelişim süreçlerine katkı sağlıyor. Değişim yönetimi, ilişki yönetimi, liderlik, networking, iletişim alanlarında eğitimler vermesinin yanısıra, danışmanlık projelerinde “insanlar aracılığı ile dünyayı güzelleştirmeye” çalışıyor.
Hayat, elbette işten ibaret değil. İşin, hobi’n bile olsa…Yelken öğreniyor, sörf yapıyor, dalıyor, kayakla haşır neşir…
Ve her yeni güne, yeni bir heyecanla başlıyor… Öğrenmek, keşfetmek, yenilenmek, denemek için… Yaşamak tam da böyle birşey değil mi işte?