Şubat – Sadelik

laws of simplicityTasarım, Teknoloji, İş ve Yaşam: BASİTLİĞİN KANUNLARI 

JOHN MAEDA

#biraybirtema ‘nın Şubat ayı teması Sadelikken, İK Zirvesinin zihinlerde yarattığı sorular da halen tazeyken, John Maeda karşıma tesadüfen çıkmış olamaz. Bayıldım, sevdim, altını çize çize resim defterine çevirdim kitabı…

Maeda MIT Profesörü. 14 dile çevrilmiş kitabını henüz ilk iPOD’lar satışa çıktığında yazdığını ancak kitabın güncelliğini koruyacağına inandığını söylüyor.

İş, teknoloji, tasarım ve yaşamın geneli için geçerli olabilecek 10 kanunu blog için özetledim ama geri kalanını okumak isterseniz yazının sonundaki linke tıklamanız yeterli. (9. Kural hariç hepsinde hemfikirim.)

Sevdim ben bu #biraybirtema işini, mecburen çalıştırıyor resmen…

KURAL 1: Eksilt. 

Gereksiz her şeyi kaldır.

KURAL 2: Düzenle. 

SLIP: Ayır (Sort), Etiketle (Label), Birleştir (Integrate) ve Önem sırasına koy (Prioritize).

KURAL 3: Zamanı Dikkate Al. 

Daha az zamanda yapabileceğin şeylerin farkında ol. Daha az zaman, sadelik hissi yaratır.

KURAL 4: Öğren.

Bilgi her şeyi daha sade hale getirir.

KURAL 5: Farklılıkları Kabullen. 

Basitlik ve karmaşıklık var olabilmek için birbirine ihtiyaç duyar. Sadeleşebilmek için, karmaşıklığı kabullen.

KURAL 6: Bağlamı Fark Et.  

Basitliğin çevresi, merkezinden önemli değildir. Odağı ve arkadaki fotoğrafı kaybetme

KURAL 7: Duyguları Dikkate Al. 

Duygular, herhangi bir karmaşanın içerisine bile basitlik getirebilir.

KURAL 8: Güven.

Yüzmeyi karışık anlatım ve uygulamalardan değil, suya kendini bıraktığında öğrendiğini unutma. 

KURAL 9: Başarısız Olabileceğini Kabullen. 

Bazı şeyler ne kadar denersen dene basitleştirilemez.

KURAL 10: Bir’i unutma 

Basitlik, bariz olan gereksizi çıkarıp, anlamlı olanı ekleme işidir. 10 Kural var. 0’a gereksiz desek, çıkardığında elinde anlamlı olan BİR kalacak. Gereksizi at, anlamlıyla yarat!

Devamını okumak isterseniz; http://static1.1.sqspcdn.com/static/f/1173002/24930206/1400955020030/Laws


 

2016 İnsan Kaynakları Zirvesinden, Akılcı Sorular

Kocaman bir İnsan Kaynakları Zirvesinin 1. gününü geride bıraktık.

Yazacak çok şey, düşünülecek çok fikir, ilham alınacak çok konu var ama tema Akılcı Sadelik olunca, zihnimde de sadeleşebilmek için, sadece sorular biriktirdim gün boyunca.

Zihinlerimizin bir yerinde tohum olmayı seçenler, zamanı gelince adımlara, projelere, uygulamalara dönüşecektir.

Aslında çoğu, sadece insan kaynaklarını değil, hepimizi ilgilendiren sorular;

  • Etraftaki değişimin hızına eşit, ya da ondan daha hızlı öğreniyor musun?
  • Yetkinliklerin artık geçerli olmadığı bir dünyada, kendini hangi bakış açısıyla geliştirebilirsin?
  • Dinlenmemiş ve karışık bir beynin yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini biliyor musun?
  • Birşeyleri oyuna dönüştürerek, basitleştirmeyi ve böylece yaptığın işe keyif katmayı başarabilir misin?
  • Kontrol edilemeyeni kontrol etmek için çaba harcadığın zamanları azaltabilir misin?
  • Artık önemli olanın değişime adaptasyon değil, değişimi başlatan olmak gerektiğini biliyor musun?
  • Bir duvar ördüğünde neleri dışarıda bıraktığının farkında mısın?
  • Güvenli belirsizliği kucaklamaya ne kadar hazırsın?
  • Kendin için yıkıcı yenilikçiliği ne kadar hayata geçirebilirsin?
  • Kendine akıllı sorular soruyor musun?
  • Senin için ayırtedici olan güçlerin hangileri ?
  • Hayatında neleri gerçekten bırakabilirsin?
  • Çocuk merakı ile nelere farklı bakabilirsin?
  • Bilinmeyeni ne kadar kucaklayabilirsin?

Ve benim favorim;

Bu Dünyayı daha iyi bir yer yapmak için, akılcı bir yaklaşım ve sadelikle farklı neyi yapmaya gönüllüsün?

‪#‎ik2016‬

Capture

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

ebe6dc533509fb045e77d0668a35ab8082375b5b_1600x1200Sadelikle ilgili birşeyler ararken karşınıza ilk çıkan isimlerden biri Yves Morieux. Ted Talks’da 12 dakikalık bir konuşması var. Fransız İngilizcesi takip etmeyi zorlaştırsa da konuşması, bahsettiği kavram kadar sade…

Morieux’nun konuşmasının başında cevap aradığı temel soru şu. İnsanlar neden mutsuz ve neden verimsiz? Bu kadar çok bilgi ve çözümün olduğu bir dünyada, bu sorun neden bir türlü çözülemiyor?

Morieux, çözümün, gittikçe karmaşıklaşan yapılardan, süreçlerden, sistemlerden, karnelerden, komitelerden, genel müdürlüklerden, merkezlerden, kümelerden geçmediğini savunuyor. Evet buna elbette ihtiyaç var ama çözümü yaratan karmaşık sistemler kurmak değil, bu sistemleri kullanan insanlar arasında etkileşimler yaratmak…

Örnek olarak verdiklerinden biri şu: organizasyonlar arka ofisler ve ön ofisler arasında bir sorun olunca, işbirliği yaratmaya odaklanmak yerine, ara ofisler yaratırlar. Bu da yeni sorunlar doğurur. Kademeler koymayı, yeni sistemler geliştirmeyi seviyoruz, bunların çözüm yaratacağını düşünüyoruz ama işbirliği konusunu pek de düşünmüyoruz diyor…

Konuşmasında üzerinde durduğu öneri; katı yaklaşımdan yumuşak yaklaşıma geçmek... Bürokrasi ve katmanlar yerine; inisiyatif, esneklik, gerçek işi yapanlara daha çok yetki vermek gibi başlıklar üzerinde konuşmaya başlamak…

“Ne kadar çok karışık, o kadar iyi, ne kadar kompleks, o kadar güçlü” bakış açısını pek çok yerde yaşadığımız bir dünyada, üzerinde düşünülesi…

Zaten 17 Şubat zirveye de az kaldı. Elimden geldiğince, bu sayfada toparlayacağım duyduklarımı…Geri sayım başlasın. : )

Merak edenler için konuşmanın linki aşağıda;


 

#biraybirtema

Şubat Ayı teması; tabii ki sadelik… Çünkü 17-18 Şubat’ta İK Zirvemiz var. Dünyaca ünlü isimler ne diyor, ne yapıyor paylaşmak için…

Bekleriz :)

#smartsimplicity #akilcisadelik @ikzirvesi

http://insankaynaklarizirvesi.com/

İnsan Kaynakları Zirvesi 2016 Smart Simplicity – Akılcı Sadelik

İnsan Kaynakları Zirvesi’nin bu yılki teması ‘’Smart Simplicity, Akılcı Sadelik’’; dünyayı bugün bulunduğu noktaya getiren varsayımların ve yönetim modellerinin, geleceğe taşıyamayacağı görüşüne dayanmaktadır. Organizasyonel inançlar ve uygulamalar geliştirildiği zamanlarda her şey daha yönetilebilir durumdaydı. İnsanların birbirleriyle iletişim kurma olanakları daha azdı, ulusal sınırlar daha belirgindi, yerel ortamlarda sosyal değerler vardı ve farklılıklar dünyasının karmaşıklığıyla mücadele etmesi gerekenler yalnızca birkaç üst düzey liderdi.

O zamandan günümüze kadar tedarik zincirleri küreselleşti, müşterinin alışkanlıkları dönüştü, kurumlar ülkelerden daha etkili konuma geldi, insanların ve üretimin gerçek zamanlı denetlenmesi mümkün oldu… Geleneksel organizasyon ve insan kaynakları anlayışları daha fazla organizasyonel birim, unvan, temel performans göstergesi ve daha çok ast-üst ilişkisi yarattı. Sonuç olarak daha hızlı, daha esnek ve hesap verebilir çalışma ihtiyacı göz ardı edilmeye başlandı; çünkü karmaşayı karmaşık bir şekilde yönetmeye çalıştık.

İnsan Kaynakları Zirvesi tüm profesyonellere bu karmaşıklığı yönetme biçimimize yeni bir bakış açısı getirmeyi amaçlıyor ‘‘Akılcı Sadelik’’.

In-character-in-manner-in-style-in-all-things-the-supreme-excellence-is-simplicity.-Henry-Wadsworth-Longfellow-quotes

Slide15